Yargı Kararlarının Uygulanamadığı Haller – Av. Hasan Gök

DANIŞTAY KARARLARINDAN HAREKETLE İDARİ YARGI KARARLARININ İMKÂNSIZLIK NEDENİYLE UYGULANAMADIĞI HALLER
Hasan Gök

Giriş

Hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz unsurlarından biri mahkeme kararlarının bağlayıcılığıdır. Bu husus 1982 Anayasası’nın 138. maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır;
bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez.”şeklinde ifade edilmiştir.

Aynı hususa idari yargılamaya ilişkin kanunlarda da yer verilmiştir: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine göre; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.” 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 63. maddesine göre ise; “Daireler ve Daireler Kurulu kararları kesin olup, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını hasıl eder. Bu kararlar aleyhine ancak bu kanunda yazılı kanun yollarına başvurulabilir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, altmış gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.”

Hem Anayasa’nın hem de idari yargılamaya ilişkin kanunların hükümleri açıktır. İdare, kararın gereklerini vakit geçirmeksizin yerine getirmek durumundadır. Kararın uygulanmaması veya değiştirilerek uygulanması mümkün değildir. Uyulmasındaki zorunluluk yönünden, iptal kararları ile yürütmenin durdurulması kararları arasında fark yoktur.1 Ne yazık ki, hukuk devletinin bu temel ilkesi her zaman için hayata geçememekte, kimi zaman idare kararı hiç uygulamamakta ya da şeklen uygulamaktadır. Kimi zaman da idare kararı uygulamak istese de elinde olmayan nedenlerle bunu gerçekleştirememektedir. Bir hukuk devletinde idarenin mahkeme kararlarını uygulamaması kabul edilemeyecek bir durumdur. Ancak çalışmamızda idarenin mahkeme kararlarını kasten uygulamadığı durumları değil de, imkansızlık hali nedeniyle uygulayamadığı durumları ele almak istiyoruz. Bu amaçla da Danıştay kararlarından yola çıkarak hangi hallerde idari yargı kararlarının imkansızlık nedeniyle uygulanmasının mümkün olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.

Çalışma kapsamında imkansızlık hallerine ilişkin yapılan açıklamaların iptal davaları için geçerli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü, tam yargı davası (teorik olarak) iptal istemleri dışında idari yargı önünde dile getirilen her türlü dinlenebilir talebin yargıç tarafından ele alınıp değerlendirilmesinin amaçlandığı bir yargısal başvuru türü4 olmasına rağmen, idari işlem veya eylem niteliğinde yargı kararı verilemez kuralı tam yargı davalarını tazminat davalarına indirgemiş ve bu nedenle yasadaki tam yargı davası tüm gerekleri ile uygulanamayan bir dava türü haline sokulmuştur.5 Bu durumda tam yargı davalarında verilen kararların uygulanmasında imkansızlık olduğu ileri sürülemeyecektir. Nitekim, öğretide de imkansızlık halinin iptal kararlarının uygulanması bakımından söz konusu olabileceği, tam yargı davasında verilen kararlarda ise imkansızlık halinin gündeme gelmeyeceği belirtilmektedir.

DANIŞTAY KARARLARINDAN HAREKETLE İDARİ YARGI KARARLARININ İMKÂNSIZLIK NEDENİYLE UYGULANAMADIĞI HALLER

Bir cevap yazın